AIDS hepimizin bildiği gibi virüs yani HIV virüsünün yaratmış olduğu bir sendrom, bir hastalıktır. HIV virüsü özellikle bizim bağışıklık sistemi C dört dediğimiz, bağışıklık sistemi hücresi olan tel empositleri hedef alır ve bunları parçalar. Bunları parçalayınca ne oluyor? Bizim bağışıklık sistemimiz çöküyor. Ve normalde bizim için hastalık yapmayan virüsler, mantarlar, bakteriler bizim için hastalık yapar hale geliyor. Burada biz AID sendromu diyoruz. Tabii burada önemli olan nasıl bulaştığı, HIV nasıl kapabiliriz? Özellikle kan yoluyla, kan yoluyla dediğimizde nasıl direkt HIV pozitif yani HIV enfeksiyonunu barındıran bir kişinin kanıyla bizim kanımızın bir şekilde temas etmesi şeklinde olabilir. Burada en çok nasıl oluyor? İğnelerle özellikle sağlık sisteminde kullanılan eğer steril değilse, tek kullanımlık değilse o şekilde bulaşabilir veya bu yabancı madde kullanımı, narkotik madde kullanımı sırasında görülebilir. Diğer bir bulaşma yöntemi de cinsel yolla bulaşmadır. Cinsel yolla bulaşma yaklaşık on binde sekizle on binle dört arasında görülür. Diğer bir bulaşma şekli de gebelik sırasında eğer anne pozitifse doğum sırasında ve gebelik sırasında bebeğe bulaştırabiliyor. Peki HIV nasıl bulaşmıyor? Tükürükle bulaşmaz. Onun dışında terle, vücut sıvılarıyla özellikle idrarla dışkıyla bulaşmaz. Ve en önemlisi özellikle temasla veya öpüşmeyle de bulaşmadığı gösterilmiştir. O yüzden AIDS hastası veya daha doğrusu hipozitif bir hastayla karşılaştığınız zaman ondan uzaklaşmanızı gerektirebilecek bir durum yok. Onun dışında nasıl korunabiliriz? Özellikle cinsel yolla bulaşan bir olduğu için ne yapabiliriz? Kondom kullanabiliriz. HIV'den korumak için en önemli yöntemlerden bir tanesi de kondom kullanmaktır. İkincisi özellikle iğneyle ilgili hani enjeksiyonlarla ilgili konularda steriliteye önem verilmesi çok çok önemlidir. Kan transfüzyonlarında eskiden özellikle HIV antikorlara bakılmadığı dönemde bulaşmalar oluyordu. Ama artık günümüzde bu tip bulaşmalar çok çok nadir. Hemen hemen hiç görünmüyor bile. Tedavi gelecek olursak burada önemli gelişmeler aslında tedavi kısmında oldu AIDS'te. ART dediğimiz anti retrobirler tedavilerle artık pozitif bir kişinin ömrü kısalmıyor. Normal hayatına devam edebiliyor. Normal süreçte yaşıyor. Sosyal aktivitelerini tamamen normal bir birey gibi yapabiliyor. Artı bulaştırma riski de başka birisine bulaşma riski de hemen hemen artık hiç yok. Anti retroviral tedavi, düzenli kullanıldığı zaman HIV virüsü yükünü yani miktarını değerlendirilemez hale kadar yani en düşük seviyeye kadar düşürüyor ve bu da bulaştırmayı engelliyor. Bunun dışında riskli bir durumla karşılaştınız. Diyelim ki HIV pozitif bir insanla temasınız oldu. Şöyle bir temas. Mesela cinsel ilişki sırasında kondom yatılması. bu gibi durumlarda da profilaksi koruma tedavileri mevcut veya çok riskli bölgede herhangi bir işlem yapacaksınız. İşte iğne kullanmanız lazım vesaire. Burada da öncesinde koruma tedavileri artık HIV'de mevcut. O yüzden korunmayı elden

Bunlar da İlginizi Çekebilir