info@drtamergultekin.com
0506 358 69 73
CİNSEL SORUNLARIN TEDAVİSİ

VAJİNİSMUS

         VAJİNİSMUS NEDİR ?

Vajinismus, dünyada ve özellikle ülkemizde sıklıkla karşılaşılan bir cinsel işlev bozukluğudur. Özellikle kapalı ve geleneksel toplumlarda telaffuz edilmekten çekinilen vajinismus hemen hemen her on kadından birinde görülebilmektedir. Bu kadar yaygın olmasına rağmen dile getirilmeyen bu işlev bozukluğu, günümüzde modern ve bilimsel yöntemlerle kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.

Vajinismus, istenildiği halde vajina içerisine hiçbir yabancı cismin (penis, parmak, tampon, fitil vb.) alınamamasıdır. Başka bir tanımla vajinismus,  vajina kaslarının istemsiz kasılmaları sonucunda cinsel birleşmenin gerçekleşememesi veya ağrılı olarak gerçekleşmesidir.  

Vajinismus hastaları, eşleriyle ön sevişmede veya duygusal bağlarında hiçbir sorun yoktur. Ön sevişme gerçekleşip birleşme olacağı sırada, bilinçaltı ve öğrenilen yanlış bilgiler devreye girer ve kasılma başlar. Vajinismus hastalarının bazı tipik tepkileri vardır. Bu tepkiler, panik atak benzeri durumda kalp atışının hızlanması, nefes nefese kalma, korku ve heyecan sonrası kadın, kendini olabildiğince sıkar, kasar ve bu şekilde penisin içeriye girmesi mümkün olamaz. Bu durumla beraber bazen ağrı da olabilir, bazen ise yalnızca korku vardır. Sonrasında da ilişkinin devamını istemeyen kadın bacaklarını sıkıca kapatır ve eşini iterek reddeder, ilişkiyi sonlandırır. Vajinismus problemi olan kadınlarda cinsellik ve vajinayla ilgili düşüncelerin hemen hepsi olumsuzdur. Kadınlardaki bu olumsuz cinsel mesajlar çok çeşitlidir ve bu mesajlar vajinadaki kaslarının (özellikle de PC kasının) istemsiz (refleks) bir tepki ile kasılmalarını tetiklemektedir.

VAJİNİSMUS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Vajinismus belirtileri aslında ilk cinsel deneyimde ortaya çıkar gibi düşünülse de daha önceleri gözlemlenebilmektedir.  Tarafımıza vajinismus şikâyetiyle gelen hastaların öykülerinden, vajinismus olan kadınların cinsel kimlik yaşlarının gelişmeye başladığı yaşlardan itibaren cinselliğe karşı diğer kadınlara göre daha duyarsız olduğunu gözlemlemekteyiz.

Cinsellikle ilgili konuşmalardan kaçınma, rahatsız olma, cinselliğin kötü ve kirli bir aktivite olduğuna dair inançlar, vajinayı yok sayma, bakamama, dokunamama, vajinaya ve bekârete aşırı kutsal bir anlam yüklenmesi, vajinismusun ilk belirtileri arasında sayılabilir.

Vajinismusun belirtileri ilk cinsel deneyimlerde ve sonrasında aktif cinsel süreçte kendini daha belirgin bir şekilde göstermeye başlar. Ön sevişme ve mastürbasyon sırasında klitoral orgazmın yaşandığı, vajinada sıvı salgılandığı ve haz alımının normal olduğu bilinmektedir. Vajinismus semptomları olan bir kadın birleşme esnasında verdiği tepkiler ve vajinada oluşan istemsiz kasılmalarla birlikte birleşme gerçekleşememektedir.

 

VAJİNİSMUS NEDENLERİ NELERDİR ?

Vajinismus nedenleri nelerdir? Sorusunda verilecek cevabın tek bir maddede toplanması mümkün değildir.

Vajinismus yaşayan her kadın nedenlerini kendi belirlemektedir. Kişilerin aile yapısı, yetiştirme tarzı, kişilik yapısı, toplumsal yapı, inanç ve algılarla birlikte yaşanan deneyimlerde birbirinden farklıdır.  Bu nedenle her vajinismus kendine has nedenlerle semptomlarını yaşamaktadır.

Vajinismus büyük oranda psikolojik kökenli bir bulgudur. Vajinismus için genellikle çocuklukta yaşanan cinsel travmaların tetikleyici neden olduğuna dair yaygın bir inanç olmasına karşın durum düşünüldüğü gibi değildir.

Geleneksel yapıdaki ailelerde yetişen kız çocuklarının, cinsel kimlik gelişimini olumsuz etkileyen birçok mesaj hastalığın temelini atmaktadır. Bu mesajlar, cinselliğin “namus” olgusuyla ağır bir anlam yüklenmesi, cinselliğe kirlilik imajının verilmesi, bekâretin ölüm-kalım konusu olması ve buna benzer birçok çarpıtmaların yüklenmesidir.

Yetiştirme tarzına ve toplumsal cinsiyete ilave olarak vajinismusa neden olan bir diğer etken de abartılarak anlatılan ilk gece hikâyeleridir.  Cinsel deneyim yaşamamış kişilerin ilk geceye dair anlatılan abartılı hikâyeler, cinselliğe karşı “acı-ağrı” beklentisini artırmakta ve vajinismusa alt yapı oluşturmaktadır.

Kişilik yapıları da vajinismus nedenlerinde önemli bir etkendir. Kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişilik yapılarındaki kadınlarda, ilişki sırasında kontrolü kaybetmek veya bilinmez bir deneyime olan güvensizliklerinden dolayı farkında olmadan ilişkiyi reddeder. Bununla birlikte ağrı eşiği düşük kişilerde de yüksek acı-ağrı beklentisi olumsuz ve fazla bir korku oluşturmakta ve ilişkinin gerçekleşmesine izin vermemektedir.

Yaşanan olumsuz jinekolojik deneyimler, vajinaya ve vajinayla ilgili aktiviteleri de olumsuz etkileyebilmekte ve vajinismusun alt yapısını oluşturabilmektedir. Muayene esnasında hekim yaklaşımı, muayenenin içeriği ve tavırlar kişiyi bu yönde olumsuz etkileyebilmektedir.

Vajinismus nedenleri bu ve buna benzer birçok nedenle ortaya çıkabilmektedir. Unutulmamalıdır ki neden her ne olursa olsun vajinismus bilimsel yöntemlerle kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.

 

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ

Vajinismus, tedavisi kısa sürede ve kalıcı olarak mümkün olan bir rahatsızlıktır. Vajinismus tedavisi için çiftlerin karar aşamasından önce yaşadıkları bir takım evreler vardır. İlk gece de karşılaşılan ilişkinin gerçekleşememesi durumu çiftlerde şaşkınlıkla karşılanmaktadır. İlk günün verdiği yorgunluk ve evlilik hazırlıklarının stresli sürecine bağlanarak zamanla kendiliğinden düzeleceğine inanılır. Bunun devamında yapılan her deneme yine aynı şekilde sonuçsuz kalmakta ve çiftlerin yaşadığı şok yerini sorulara bırakmaya başlar. Cinselliğin konuşulmadığı, sorunların dile getirilemediği toplumumuzda vajinismus, kişilerde sadece kendilerinin yaşadığı bir sorun algısı oluşturmaktadır. Bu nedenle çözüm için arayışa geçmekte gecikmektedir. 

Vajinismus tedavisi için kısa zamanda harekete geçmek evliliğin yıpranmaması için oldukça önemlidir. Birleşmenin yaşanamaması çiftleri zaman içerisinde aseksüel bir hayata götürmektedir. Cinsel paylaşımın azalması çiftler arasında gerginliklere ve yıpranmalara neden olmaktadır. Paylaşımın azaldığı ilişkilerde de çözülmeler görülmektedir. Tüm bu olumsuzlukları yaşamamak için vajinismus semptomların görüldüğü andan itibaren tedavi için adım atmak gerekir.

Vajinismus tedavisi, birçok merkez tarafından yapılmaktadır. Vajinismusun doğru teşhis edilebilmesi ve doğru tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için öncelikli olarak yapılması gereken, uzman jinekolog doktor ve cinsel terapist tarafından değerlendirmeye girmektir. Bu değerlendirme sayesinde vajinismus, teşhis edilir ve uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesi, kasılmaların derecelendirilmesi gerçekleşebilmektedir.

Vajinismus ne yazık ki istismar edilmeye müsait bir konudur. Vajinismusu tedavi edebileceğini iddia eden birçok kişi tarafından uygulanan yanlış ve eksik tedavi yöntemleri yüzünden birçok çift maddi-manevi yıkımlar yaşamakta ve rahatsızlıklarının iyileşeceğine dair umutlarını yitirmektedirler.

 Bilim dünyasında vajinismus tedavisinde uygulanan en kısa sürede ve kalıcı sonuç veren tedavi yöntemi, bilişsel cinsel terapi ve davranışsal cinsel terapi yöntemleridir.

Bilişsel cinsel terapiler sayesinde vajinismus olan kadınlar ve eşleri, cinsellik algılarını yenilemekte, yanlış bildikleri bilgileri doğrularıyla yeniden yapılandırmaktadırlar. Bu sayede geçmişte öğrenilen yanlış bilgiler yerini bilimsel ve doğru bilgilere bırakır. Bilişsel cinsel terapi, vajinismus tedavisinin önemli bir ayağını oluşturmakla beraber, tek başına bir tedavi yöntemi olamamaktadır. Çünkü vajinismus doğru bilgilere sahip olmakla tam anlamıyla aşılmaz. Bununla birlikte vajina çalıştırma egzersizlerini içeren ve vajinanın kontrolünü bilinçli olarak yapılmasını sağlayan davranışsal terapiler uygulanmalıdır ki, vajinismus sorunu gerçek anlamıyla tedavi edilebilsin.

Yapılan bu terapiler sonucunda, kişi, vajina içerisindeki kasılmaları kontrol altına alabilmekte ve bunu öğrenerek gerçekleştirdiği için kalıcı bir iyileşme söz konusu olmaktadır.

 

VAJİNİSMUS TEDAVİ METHODLARI

            Vajinismus tedavi metotları uygulayıcı uzmanlar tarafından kullanılan yöntemler açısından farklılıklar göstermektedir.

            Vajinismus için uygulanacak tedavi yöntemi hangi yöntem olursa olsun yapılması zorunlu aşama jinekolojik değerlendirmedir. Jinekolojik değerlendirme uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesinde önemli bulgular elde edilmesini sağlar.   

            A) Vajinismus Tedavisinde Jinekolojik Değerlendirmenin Önemi

            Vajinismus nedenleri itibariyle psikolojik ve fiziksel olarak görülebilmektedir. Bazı durumlarda karma bir yapı da gözlemlenmektedir. Bu nedenle vajinismusun tanısını ve tedavi metodunu belirleyecek unsur, jinekolojik muayenedir. Jinekolojik değerlendirme atlandığı takdirde anatomik yapıdaki etkenler göz ardı edileceğinden eksik tedavi uygulanmış olur.

            Vajinismus tedavisinde yapılan jinekolojik muayene, diğer muayenelerden farklıdır. Hastanın vajina ilgili hassasiyetleri göz önünde tutularak, kısa sürede ağrısız-acısız gerçekleşmektedir ve herhangi bir tıbbi cihaz kullanılmamaktadır.

 

            B) Vajinismus Tedavisinde Uygulanan Tedavi Metotları

            Vajinismus tedavisinde bilimsel yöntemler arasında en kısa sürede ve kalıcı olarak çözüm oluşturan tedavi yöntemleri, bilişsel cinsel ve davranışsal cinsel terapilerdir. Bunlarla birlikte uygulanan diğer tedavi yöntemleri;

Parmak Egzersizleri: Günümüzde vajinismus tedavisi denildiği zaman akla ilk gelen yöntemlerden biri olan parmak egzersizi, hem hasta hem uygulatıcı uzman açısından uzun ve zahmetli bir süreci kapsar. Hastanın kaygı seviyesini azaltmak ve vajina ile ilgili algılarını değiştirmek için verilen, vajinaya dokunma, doğru nefes kontrolü, vajinaya masaj, ayna yardımıyla vajinayı inceleme aşamalarıyla başlar. Bu süreci gerçekleştirebilen hastalar daha sonraki aşamaya yani parmak egzersizlerine başlar. İlk olarak serçe parmağın ilk boğumunu vajina içine itme egzersiziyle başlayıp aşama aşama ilerleyen bu egzersizlerin sonunda eşli parmak egzersizleri ve ardından da ilişki önerilmektedir. Oldukça uzun bir süreçten oluşan bu tedavi yöntemi ile vajinismusu yenen kişiler olmaktadır. Çok uzun zamana yayıldığı için süreci tamamlamayan, uzun sürecin getirisi olarak harcanan maddi miktarın yıpratıcı olması nedeniyle tedaviyi tamamlayamama, kişinin vajina ile ilgili hissettiği olumsuz yargıların ve direncin yüksek olmasından dolayı hastanın tedavi metodunu tiksinç bulması, parmak egzersizi tedavisini zor kılmaktadır.

Kegel Egzersizleri: Adını bu yöntemi bulan bilim adamı, Dr. Kegel’ den alan bir egzersiz çalışmasıdır. Kegel egzersizinde amaç, pelvik kasların kontrol edilebilir hale gelmesi ve güçlenmesidir. Cinsel terapilerde oldukça faydalı olduğu bilinen Kegel egzersizi, vajina içerisine kan akışını yoğunlaştırdığı için de cinsel isteği artırıcı özelliği de vardır.

İdrar, büyük abdest ve gaz ihtiyaçlarının gerçekleşmesi veya ertelenmesi için kullanılan pelvik kaslar aynı zamanda vajina girişinin dörtte üçünde de yer almaktadır. Bu nedenle vajinada istemsiz kasılan, idrar, dışkılama veya gaz çıkarmada kontrol edilir olan bu kasların kontrolü ve güçlenmesi hedeflenmektedir.

Kegel egzersizi öncelikle kasları daha iyi bir şekilde hissedebilmek için idrar yapılırken önerilir. İdrarı bir anda boşaltmak yerine idrarı tut-bırak şeklinde tamamlanılması istenir.  Bu şekilde kontrolü öğrenilen pelvik kaslar, idrar yokken de sık-bırak egzersizleri yaptırılarak süreç tamamlanır.

Kegel egzersizi, vajinismus tedavisinde önemli olmasına karşın tek başına bir tedavi yöntemi değildir.

 

            Bilişsel Terapi: Vajinismus tedavi yöntemlerinden biri de bilişsel terapidir. Vajinismusun nedenlerinden biri de bilgi eksikliği ve yanlış bilgilerden edinilmiş korkulardır. Bilişsel terapi, çiftlerin doğru bilgilendirilmesi, yanlış bilgilerle oluşturulmuş cinsellik algısının yeniden yapılandırılmasını sağlayan bir süreçtir. Bu şekilde kişinin bilinmezliğe olan kaygıları düşmekte, sahip olduğu yanlış bilgilerin farkındalığına ulaşmaktadır. Bu yönleriyle oldukça faydalı olan bilişsel terapi, vajinismus tedavisinde tek başına yeterli olamamaktadır.  Tarafımıza vajinismus şikâyetiyle gelen birçok hastamızın gerek aldığı eğitimler ve gerekse meslek gruplarından çıkardığımız sonuçlara göre, hastalığın nedeni olarak bilgi eksikliği değil, daha farklı kaygılar oluşturmaktadır.

Davranışsal Terapi: Davranışsal terapi, vajinismus tedavisinde uygulanan bilimsel metotlardan biridir. Vajina içerisinde oluşan istemsiz kasılmaların kontrol altına alınmasını sağlayan egzersizlerden oluşur. Davranışsal terapi, ağrısız-acısız ve terapist kontrolünde gerçekleşir. Bu yöntem sayesinde istemsiz kasılmalar kontrol altına alınırken bunun öğrenilmiş davranış olarak gerçekleşmesi tedavinin kalıcı olmasına neden olur. Davranışsal terapi, modern bilimde vajinismus tedavisinde en kısa sürede ve kalıcı olarak çözüm üreten tedavi yöntemlerinden biridir. Bilişsel terapiyle birlikte desteklendiğinde yüzde yüz kalıcı sonuç vermektedir.

            Hipnoz: Hipnoz, kişinin yarı uyku hali ve tam bir gevşeme sağlandıktan sonra bilinçaltına verilen telkinlerden oluşan bir uygulamadır. Bu uygulama ile kaygı seviyesinde azalma, tedavi için sağlıklı bir alt yapıya kavuşmak mümkün olur. Verilen telkinler ile vajinismusun tam olarak ortadan kalkması mümkün olmamakla birlikte tedavi için iyi bir destek yöntemdir.

Cerrahi Yöntemler: Vajinismus tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler, vajinismus tedavisi için tek başına yeterli değildir. Anatomik koşullara bağlı olarak görülen vajinismusta, himen (kızlık zarı)’ e uygulanan bazı cerrahi yöntemler tedavi için sağlıklı bir alt yapı oluşturmakta bununla birlikte vajinismus semptomlarını ortadan kaldırmamaktadır. Vajinismus tedavisi olarak sadece kızlık zarına yapılan cerrahi müdahaleler, eksik uygulamalardır. Bu nedenle cerrahi işleme karar veren uzmanın uzman jinekolog hekim ve cinsel terapist olması ayırt edici bir özelliktir.

            Anatomik nedenlerle birlikte görülen vajinismus semptomlarında uygulanan cerrahi işleler;

a)Himenotomi: Himen’ in (kızlık zarı) yüksek kenarlı olması durumunda zarın genişletilmesidir. Vajinismusun derecesi ve şiddetine göre lokal veya genel anestezi ile yapılan bu işlemin hemen ardından hasta günlük hayatına devam edebilmektedir. Ortalama on beş dakika süren bu işlem davranışsal terapinin alt yapısını oluşturmak için gerçekleştirilir.

b)Himenektomi: Himenektomi, Himenin (kızlık zarı) yapısı gereği tamamen çıkarılması operasyonudur. Fibrotik, yüksek kenarlı ve sert kıvamlı himen yapılarında tercih edilir. Himenin tamamen çıkarılması işlemi ortalama yarım saat sürmekte tercihe göre genel anestezi altında yapılır. İşlemin ardından geçmesi gereken ortalama bir aylık sürenin ardından uygulanan davranışsal terapilerle tedavi tamamlanır. Himenektomi de yine diğer uygulamalar gibi tek başına bir tedavi yöntemi değildir.


Tamer Gültekin - DoktorTakvimi.com